İnternette Marka Hakkinin İhlali̇

Bu Yazıyı 6 dakikada okuyabilirsiniz.
Yayınlanma Tarihi: 2 Ağustos 2019

Marka hakkının tanımı  ve kapsamı:

Marka, bir ticaret malını tanıtmaya, benzerlerinden ayırmaya yarayan, o malın simgesi olan, resim ya da harften oluşan özel işaret olarak tanımlanabilecek olup, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 4’te “bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dahil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.” şeklinde tanımlanmıştır. 

İnternette Marka Hakkinin İhlali̇

Marka hakkı, TPE nezdinde sicile tescil ile kazanılmaktadır. 6769 sayılı SMK madde 7, marka hakkının kapsamını aşağıdaki gibi belirtmiştir: 

1) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

2) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması halinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

3) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

Yine aynı maddenin 5. fıkrasında marka hakkı sahibinin markasının kullanılmasını engelleyemeyeceği halleri tanımlamıştır: 

4) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hallerde kullanılması.

İnternette marka hakkına tecavüz oluşturan haller: 

Marka hakkına tecavüz oluşturan haller, yine SMK madde 29’da aşağıdaki gibi belirtilmiştir. 

Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Dolayısı ile marka hakkına tecavüz sayılan halleri, tescilli bir marka ile aynı işaretin tescil kapsamına giren işlerde kullanılması,  tescilli bir marka ile aynı veya benzer bir işaretin tescilli marka ile aynı veya benzer hizmet ve alanlarda kullanılması ve bu sebeple tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunması, markayı izinsiz taklit etmek suretiyle markayı kullanılması, lisans olarak verilen hakları izinsiz genişletmek olarak tanımlayabiliriz. 

Bu eylemler, fiziki ortamda gerçekleştirilebileceği gibi, internet ortamında da gerçekleştirilebilmektedir. Örneğin tescilli bir marka adına internet sitesi açılması, tescilli markanın taklit edilerek internet üzerinden ticari faaliyete konu edilmesi gibi, internetin özellikle günümüzde kapsadığı alan, sağladığı hızla yayılma ve ulaşılma kolaylığı düşünüldüğünde markaya çok daha fazla zarar verecek faaliyetlerde bulunulabilmektedir. 

İnternette marka hakkının korunması yöntemleri:

Sınai mülkiyet kanununa göre marka hakkına tecavüz hakkında marka sahibinin hukuki ve cezai yollara başvurma hakkı mevcuttur. Buna göre; Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki hukuki taleplerde bulunabilir:

a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.

e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.

Tüm bu talepler, hukuk mahkemelerinde açılacak dava yolu ile talep edilecektir. Davada görevli mahkeme Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri olup, yetkili mahkeme ise SMK madde 156 gereğince marka sahibi tarafından açılan davalarda davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi, 3. kişiler tarafından marka hakkı sahibine karşı açılan davalarda davalının yerleşim yeri mahkemesidir. 

Marka hakkı aynı zamanda cezai yollarla da korunmakta olup, aşağıdaki hükıümler gereğince hapis veya adli para cezasına hükmolunmaktadır. 

Bu suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şart olup,  suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Kuşkusuz, internette marka hakkının ihlali de yukarıda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabidir. Ancak internet ortamında gerçekleştirilen bir marka hakkı ihlali mevcut ise, herhangi bir şekilde hukuki veya cezai yollara başvuruda bulunmadan önce, delillerin toplanması önem arz edecektir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için “internette delil toplama” adlı makalemizi inceleyebilirsiniz. 

Av. Meltem AKKAYA 

Bu sitedeki tüm yazı ve içerikler Kurtulus & Partners Law Firm aittir

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abonelik  
Bildir

Site İçi Arama

Bizimle İletişime Geçin