Eser Kavramı, Kapsamı Ve Türleri

Bu Yazıyı 4 dakikada okuyabilirsiniz.
Yayınlanma Tarihi: 2 Aralık 2019

Eser; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun (FSEK) temel aldığı kavramdır. Kanunda eser kavramı tanımlanmış, eser kavramına ilişkin unsurlar belirtilmiştir. Bir eserin FSEK kapsamında korunabilmesi için belirtilen unsurların eser üzerinde bulunması gerekmektedir. Aksi halde eser FSEK kapsamında korunmamakta, ancak genel hükümlere göre korunmaktadır.

FSEK kapsamında korunan eser sahibine telif hakkı verir. Telif haklarının korunabilmesi için sınai haklardan farklı olarak tescile gerek yoktur. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar eserin üretilmesiyle doğar. Eser üzerindeki telif hakkı, belli bir süreyle sahibine tekel hakkı vermektedir; eser sahibinin yaşam süresince korunurken ölümünden itibaren artı 70 yıllık koruma devam etmektedir. Telif hakkı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve soyut nitelikte haklardır. Telif haklarında ülkesellik ilkesi geçerli olup koruma talep edilen ülkedeki mevzuata göre korunmaktadır.

FSEK 1/B maddesine göre eser; ‘Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” şeklinde tanımlanmıştır.

Eser Sayılmanın Şartları

Doktrinde söz konusu şartlar sübjektif ve objektif şartlar olarak incelenmektedir.

Eserin sahibinin özelliklerini taşınmasından anlaşılması gereken; eserin, eser sahibinin şahsi ürünü olması, onun zekasının ve hünerinin sonucu ortaya çıkması anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle eser sahibi olmadan o eserin oluşması mümkün olmamaktadır. Bu şekilde o eser diğer eserlerden ayrılabilmektedir.

Maddi varlığı olması ise somutlaşma özelliği anlaşılmaktadır. Örneğin bir şarkı dinlenebilmekte bir tablo veya resim estetik bir görüntü sağlayabilmektedir. Ancak henüz kişinin düşünce dünyasında bulunan somutlaşmamış bir fikir FSEK kapsamında korunamaz.

5846 sayılı FSEK’nunda eser türleri sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine bağlı olarak belirtilmiştir. Bu bakımdan eser sahibinin meydana getirdiği ürünün kanundan sayılan eser türlerine dahil olması gerekmektedir. Kanunda eser türleri sınırlı sayı da belirtilmiş olmakla birlikte bu eser türlerine ilişkin örnekler sınırlı sayıda değildir.

Hirsch’e göre eser ise; Herkes tarafından vücuda getirilemeyen, yani bir hususiyeti haiz bulunan eserler himayeye layıktır ve ancak bunlara eser vasfı izafe edilebilir. Eğer bir mahsul herkes tarafından vücuda getirilebilecek mahiyette ise, hususiyette mevcut olmayacağından, bu kabil mahsulleri himaye etmeye cemiyetin hiçbir menfaati yoktur. Yani eser ancak yaratıcı bir çalışmanın mahsulü olabilir.’ tanımlanmaktadır.

Uyuşmazlık halinde ise bir ürünün eser olup olmadığı alanında uzman bilirkişiler tarafından belirlenmektedir.

Eser Türleri Nelerdir?

Eser türleri FSEK madde 2 ila 7. maddeleri arasında sınırlı sayıda sayılmıştır. Bunlar sırasıyla şöyledir:

1.İlim ve Edebiyat Eserleri

 

2.Musiki Eserleri

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunda, her nevi sözlü ve sözsüz besteler, musiki eseri olarak kabul edilmiştir.

3.Güzel Sanat Eserleri

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre estetik değere sahip olan her türlü sanat eserleri güzel sanat eseri olarak kabul edilmiştir. Örneğin; resimler, yağlı ve sulu boya tablolar, karikatür eserleri gibi.

4.Sinema Eserleri

Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir. Buna göre bir sinema eserinden bahsedebilmek için 3 unsura sahip olması gerekmektedir:

5.İşlenmeler ve Derlemeler

Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir. Ancak bu işlenme eser sahibine zarar vermeyecek şekilde gerçekleşmelidir. Örneğin; tercümeler, bir roman veya hikaye eserinin çevirisi gibi.

6.Alenileşmiş ve Yayımlanmış Eserler

Hak sahibinin rızasıyla umuma arz edilen eser alenileşmiş sayılmaktadır. Eser sahibinin rızasıyla eserin aslından çoğaltma yoluyla ticaret mevkiine konulmak suretiyle umuma arz edilen eser ise yayımlanmış eser olarak adlandırılır.

Alenileşmiş ve yayımlanmış bir eserden bahsedebilmek için sahibinin rızasının bulunması gerekir aksi halde alenileşmiş/yayımlanmış bir eserden bahsedilemez; böyle bir durumda hak ihlali meydana geleceği unutulmamalıdır.

Şimdi Yorum Bırakın

Bu sitedeki tüm yazı ve içerikler Kurtulus & Partners Law Firm aittir

Site İçi Arama

Bizimle İletişime Geçin